Eylül ayı geldiğinde yalnızca okullar açılmaz; çocukların,
gençlerin ve ailelerin hayatında yeni bir uyum dönemi başlar.
Oryantasyon denildiğinde çoğu zaman aklımıza anaokuluna ilk kez başlayan çocuk
ya da yeni bir okula geçen öğrenci gelir. Oysa psikolojik açıdan oryantasyon,
yalnızca yeni bir mekâna alışmak değildir. Değişen koşullara, ilişkilere,
beklentilere, sorumluluklara ve kendi gelişimimize yeniden uyum sağlamaktır.
Bu nedenle anaokuluna başlayan bir
çocuk kadar, yedinci sınıfa geçen bir öğrencinin, liseye başlayan bir ergenin
hatta üniversiteye yeni adım atan bir gencin de oryantasyona ihtiyacı vardır.
Çünkü değişen yalnızca okul değildir; kişinin okul içindeki rolü ve
kendisinden beklenenler de değişir.
Anaokulundaki çocuk için temel
mesele, bakım veren kişiden ayrılabilmek, yeni yetişkinlere güvenmek,
akranlarıyla bir arada olmak ve yeni rutinin içinde kendisini güvende
hissetmektir. İlkokula başlayan çocuk için ise oyun merkezli bir dünyadan daha
yapılandırılmış bir öğrenme ortamına geçiş söz konusudur. Sırasını beklemek,
yönerge takip etmek, görev tamamlamak ve giderek daha fazla sorumluluk almak
öğrenilir. Bu dönemde gelişen en önemli duygulardan biri “Yapabilirim.”
duygusudur.
Ortaokul ve lise döneminde ise değişim daha çok boyutlu hale gelir. Akademik beklentiler artarken akran ilişkileri önem kazanır, beden ve kimlik algısı değişir, ergen kendi bağımsızlığını kurmaya başlar. Okula uyum artık yalnızca derslere alışmak değil; ait olmak, kabul görmek, yeterli hissetmek ve değişen benliğiyle yeni çevresi arasında bir denge kurmak anlamına gelir. Araştırmalar da okul geçişlerinde öğrencinin aidiyet duygusunun, öğretmen ve akran ilişkilerinin, sosyal desteğin ve kendi yeterliliğine ilişkin algısının psikolojik uyumda önemli rol oynadığını göstermektedir. Üstelik oryantasyon için mutlaka okulun değişmesi gerekmez.
Yedinci sınıfa geçen bir öğrencinin de oryantasyona ihtiyacı vardır.
Okul aynı, sınıf aynı, hatta öğretmenler aynı olabilir. Fakat çocuk artık geçen yılki çocuk değildir. Sorumlulukları artmış, derslerin düzeyi değişmiş, arkadaşlık ilişkileri dönüşmüş, kendisinden beklenenler farklılaşmış olabilir. Dolayısıyla her yeni eğitim yılı, çocuğun gelişimsel olarak bulunduğu noktaya göre yeniden düzenlenmesi gereken bir süreçtir.
Üniversiteye başlayan gençte ise oryantasyon bambaşka bir anlam taşır. Zamanını kendisinin planlaması, akademik sorumluluklarını takip etmesi, yeni sosyal ilişkiler kurması ve giderek ailesinden bağımsız kararlar alması gerekir. Buradaki temel mesele artık “Okula alışmak” kadar, kendi hayatını yönetebilmeye alışmaktır.
Bu nedenle sağlıklı bir oryantasyonun temelinde üç ihtiyaç vardır: güven, aidiyet ve yeterlilik. Çocuk ya da genç kendisini güvende hissetmeli, bulunduğu ortama ait olduğunu deneyimlemeli ve karşılaştığı yeni sorumluluklarla baş edebileceğine dair bir inanç geliştirmelidir.
Yetişkinlerin rolü de tam burada önem kazanır. Çocuğun yerine uyum sağlamak değil, onun uyum sağlama kapasitesini desteklemek gerekir. Küçük çocukta güven veren rutinler ve öngörülebilirlik ön plandayken, yaş büyüdükçe sorumluluğun yavaş yavaş çocuğa ve gence bırakılması önem kazanır. “Çantanı hazırladın mı?”, “Dersini yaptın mı?” sorularının yerini zamanla “Bu hafta sorumluluklarını nasıl düzenlemeyi düşünüyorsun?” sorusunun alabilmesi, gelişimin önemli bir parçasıdır.
Çünkü uyum, yetişkinin çocuğun hayatını ne kadar iyi organize ettiğiyle değil; çocuğun kendi hayatını giderek daha fazla organize edebilmesiyle güçlenir.
Belki de okula uyum kavramını yeniden düşünmenin zamanı geldi.
Oryantasyon yalnızca çocuğa yeni bir okulu tanıtmak değildir. Değişen hayatının içinde kendisine yeni bir yer bulmasına eşlik etmektir.
Bazen çocuk yeni bir okula başlar. Bazen
yeni bir kademeye geçer.
Bazen aynı okulda sadece bir sınıf büyür. Ama her seferinde biraz daha değişir.
Ve iyi bir oryantasyonun amacı, çocuğu değişimden korumak değil; değişimin içinde kendisini güvende, ait ve yeterli hissederek kendi adımlarını atabilmesini, HAYATA HAZIR OLUŞUNU desteklemektir.
Psikolog
Meltem ŞAHİNER
İlk Nefes Psikoloji Merkezi