Telefonla Ara Whatsapp irtibat Yazılarımız - Psikolog Meltem ŞAHİNER
×

Bilişsel Çelişki Kuramı

Sosyal psikolojinin en önemli kuramlarından biri olan Bilişsel Çelişki Kuramı (Cognitive Dissonance), insanın düşünceleri, inançları ve davranışları arasında uyum kurma ihtiyacına dayanır. Leon Festinger’e göre kişi, kendisini belirli değerler üzerinden tanımlar: dürüst, vicdanlı, sadık, yardımsever, adil… Ancak davranışları bu kimlikle çeliştiğinde zihinsel bir gerilim ortaya çıkar. İşte buna bilişsel çelişki denir. Bu çelişki insan için rahatsız edicidir. Çünkü kişi yalnızca dış dünyayla değil, kendi benlik algısıyla da çatışmaya girer. Zihin ise, bu gerilimi azaltmaya çalışır. İdeal olan davranışı değiştirmek olsa da insan çoğu zaman daha kolay olanı yapar: Davranışını haklı gösterecek yeni açıklamalar üretir.

Karar Yorgunluğu: Kararsızlık mı, zihinsel yorgunluk mu?

Bazen insan büyük kararları değil, en küçük seçimleri bile taşıyamaz hale gelir. Ne yiyeceğine, kime döneceğine, neyi erteleyeceğine, neyi başlatacağına karar veremez. Dışarıdan bakıldığında bu kararsızlık gibi görünür. Oysa çoğu zaman altta yatan şey, zihnin sessizce tükenmesidir. Günümüzde birçok insan kendini “kararsız”, “erteleme eğilimli” ya da “dağınık” olarak tanımlıyor. Oysa bazen mesele gerçekten ne istediğimizi bilmemek değil; artık zihinsel ve duygusal olarak seçim yapacak alan bulamamaktır. Çünkü insan sadece büyük hayat kararlarında değil, gün içinde fark etmeden verdiği yüzlerce küçük kararla da yorulur. Ne söyleyeceği, neyi erteleyeceği, neye yetişeceği, kime nasıl yaklaşacağı, neyi tolere edeceği, neyi artık bırakamayacağı… Zihin, çoğu zaman görünenden daha fazla yük taşır. İnsan en çok seçenekten değil, taşıdığı görünmez sorumluluklardan yorulur.

ZİHNİN OTOMATİK YOLLARI: ELEŞTİREL SESTEN ŞEFKATLİ SESE

Bazı örüntüler hayatımıza bir günde yerleşmez. Yavaş yavaş, tekrarlarla, çoğu zaman da iyi niyetli bir uyum çabasının içinde şekillenir. Çocukken ait olmak, sevilmek, onay almak için geliştirdiğimiz düşünme biçimleri; yetişkinlikte otomatikleşmiş zihinsel yollara dönüşebilir. Bilişsel çarpıtmalar dediğimiz şey tam da bu otomatik yolların ürünüdür. Zihin hızlı çalışmak ister; eksik bilgiyi tamamlar, belirsizliği tolere etmek yerine anlamı kendisi üretir. Genelleme yapar, siyah-beyaz düşünür, niyet okur ya da felaketleştirir. Özellikle felaketleştirme, zihnin koruma refleksidir: “En kötüsüne hazırlanırsam güvende olurum.” Olası bir hatayı, bir reddedilmeyi ya da küçük bir aksiliği zihinde büyütmek; kontrol duygusunu kaybetmemek için yapılan bir hazırlık gibidir. Ne var ki bu hazırlık çoğu zaman bedene kaygı, davranışlara kaçınma olarak yansır.

Dijital Kimlik: Sosyal Medyanın Zihinsel Benlik Algımıza Etkisi

Günümüzde sosyal medya, bireylerin kendilerini ifade etme ve kimlik oluşturma süreçlerinde önemli bir rol oynuyor. Instagram'da filtrelenmiş fotoğraflar, Twitter’da özenle seçilmiş düşünceler ve LinkedIn’de profesyonel başarılar… Tüm bunlar, kendimizi nasıl gördüğümüzü ve başkalarına nasıl sunmak istediğimizi doğrudan etkiliyor. Peki, dijital kimliğimiz ile gerçek benliğimiz arasındaki bu fark psikolojik olarak bize ne yapıyor?

Ergenlik Döneminde Ebeveyn Olmak

Ergenlik Döneminde Ebeveyn Olmak Bir sabah fark edersiniz; çocuğunuzun sesi kalınlaşmış, odasının kapısı daha sık kapanır olmuş, gülüşleri bir anda suskunluğa dönüşür. Bir gün size dönüp “Beni artık okula bırakma.” der. Oysa dün elinizi bırakmamıştı. İşte o an, kapı çalar. Ergenlik gelmiştir. Ergenlik, büyümenin en fırtınalı dönemidir. Ne çocukluk gibi masum, ne de yetişkinlik kadar bağımsız… Bir yanda bedensel değişimler, diğer yanda duygusal ve bilişsel dönüşümler yaşanır. Bu süreç hem gencin hem ebeveynin sınırlarını zorlar. Çünkü yalnızca bir beden değil, bir kimlik de şekillenmektedir.

Mindfulness Nedir? Ne Değildir?

Mindfulness Nedir? Amerika’da Massachusetts Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Stres Azaltma Kliniği kurucusu Profesör John Kabat-Zinn tarafından mindfulness kavramı geliştirilmiştir. Bilgece farkındalık olarak Türkçeye çevrilmiş mindfulness kavramı Kabat Zinn’e göre, kişinin bulunduğu anda yani şimdi ve burada, içten ve dıştan gelen uyarıcıları; eleştirmeden, yargılamadan, merak, şefkat ve kabullenicilikle izlediği bilişsel bir süreçtir. Mindfulness, geçmiş yargılamalardan, öğretilerimizden, kalıplarımızdan sıyrılabilmek demektir. Sıyrılmak dile kolay uygulaması zor da olsa, yargılamama gayretinde, çabasında olabilme halidir. Mindfulness; düşünceler, duygular ve bedensel duyumların farkında olmayı ve bunları olduğu gibi kabul etmeyi içerir.

×